Her yıl milyonlarca insan kanser teşhisi alıyor ve hastalık çoğunlukla ileri evrede tespit edildiğinde tedavi şansı önemli ölçüde azalıyor. Meme kanseri için mamografi, kolon kanseri için kolonoskopi ve rahim ağzı kanseri için Pap smear gibi geleneksel tarama yöntemleri erken teşhiste hâlâ etkili olsa da, her bir kanser türü için ayrı testler geliştirmek ve bunları yaygınlaştırmak hem ekonomik hem de lojistik açıdan güçlük yaratıyor. Bu nedenle, “çoklu kanser erken teşhisi” (MCED) olarak adlandırılan ve tek bir kan örneğiyle birden fazla kanseri aynı anda tespit etmeyi amaçlayan yöntem giderek daha fazla ilgi çekiyor. MCED testleri, tek bir kan alma işlemiyle birden fazla tümörü saptayabilme olanağı sunarak hasta konforunu artırıyor; ayrıca, geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda ağrısız ve erken dönemde kanser tespiti gerçekleştirerek kritik bir boşluğu doldurabileceği düşünülüyor. Bugüne dek çeşitli kanser türleri için tarama programları uygulanırken, taranmayan pek çok kanser geç teşhis edildiği için yüksek ölüm oranlarına yol açmaya devam ediyor. Bu bakımdan MCED, henüz belirti vermeyen tümörleri erken aşamada yakalama ve tedavi etme olanağı sağlamasıyla umut vadeden bir yaklaşım olarak görülüyor.
Özellikle ABD’de yürütülen araştırmalar ve şirket iş birlikleri, kandaki “hücresiz (serbest) DNA” (cfDNA) gibi biyobelirteçleri tarayarak henüz semptom göstermeyen tümörleri yakalamayı hedefleyen MCED testlerini geliştirmeye odaklanmış durumda. DETECT-A ve Pathfinder gibi çalışmalar, bu testlerin önemli fırsatlar sunmakla birlikte henüz çeşitli belirsizliklere sahip olduğunu ortaya koyuyor. Buna karşın, yapılan ön araştırmalarda sağlanan veriler, MCED testlerinin gelecek vadeden bir alternatif oluşturabileceğini ve zamanla geleneksel tarama yöntemlerini tamamlayıcı bir seçenek haline gelebileceğini işaret ediyor.
Tek Tüp Kanda Çoklu Kanser Arayışı
DETECT-A çalışmasında, 10 binden fazla kadında uygulanan testin pozitif öngörü değeri (gerçekten kanser saptanan vakaların oranı) %28 olarak kaydedilmiştir. Grail şirketi tarafından geliştirilen ve “Galleri” adıyla bilinen testin incelendiği Pathfinder çalışmasında ise bu oran %38’e kadar yükselir. Sayılar ilk bakışta düşük görünse de yanlış pozitif (kanser olmadığı halde testin pozitif sonuç vermesi) oranının %1’in altında kalması önemli bir başarı olarak değerlendirilir. Geleneksel taramalarda bu oranın daha yüksek olabileceği, dolayısıyla birçok kişide gereksiz endişe yaratabildiği bilinir.
Bu yeni testlerin bir diğer özelliği, kanserin vücutta hangi doku veya organdan kaynaklandığını da tahmin etmeye çalışması. Örneğin Galleri, DNA metilasyon profillerini analiz ederek yalnızca kanser sinyalinin varlığını değil, aynı zamanda tümörün muhtemel konumunu belirlemeyi amaçlar. Exact Sciences şirketinin “Cancerguard” testi ise cfDNA analizine ek olarak, prostat kanserine özgü PSA (prostat-spesifik antijen) gibi belirli protein biyobelirteçlerini de değerlendirir. Böylece teorik olarak, tek bir kan örneğiyle birçok farklı kanser türünü aynı anda taramak mümkün hale gelir.Avantajlar ve Endişeler
MCED testlerinin temel avantajı, tek bir kan örneğiyle aynı anda birden fazla kanser türünü saptayarak hasta konforunu artırmasıdır. Geleneksel tarama yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, semptom göstermeyen kanserleri daha erken aşamada yakalayabilme potansiyeli sayesinde önemli bir boşluğu doldurabileceği düşünülür. Ayrıca, mevcut tarama programlarının dışında kalan ve geç teşhis nedeniyle yüksek ölüm oranlarına yol açan kanser türlerini tespit etme olanağı sunarak bu açığı kapatabileceği öngörülür.
Öte yandan, erken evrede kanser hücrelerinin çok az cfDNA salması bazı türlerin tespit edilmesini zorlaştırabilir. Yanlış pozitif sonuçlar ise her ne kadar düşük oranda olsa da gereksiz endişe ve ek masraflara neden olabilir. Bir test sonucu pozitif çıktığında hangi ileri tetkik veya görüntüleme yöntemlerinin kullanılacağı da henüz tam anlamıyla netleşmemiştir. Bu süreçte, “Kanser sinyali hangi dokudan geliyor?” sorusunun doğru yanıtlanması, hastayı gereksiz müdahalelerden korumak açısından büyük önem taşır.
Kapsamlı Klinik Çalışmalar ve Gelecek Beklentisi
MCED testlerinin etkinliği, sadece kanser sinyalini yakalama kapasitesiyle değil, uzun vadede yaşam süresini ve kalitesini artırma potansiyeliyle de ölçülmelidir. Bu amaçla farklı ülkelerde geniş kapsamlı araştırmalar yürütülür. Hedef, hangi MCED testinin en çok hangi hasta grubu için faydalı olduğunu ve hangi koşullarda en iyi sonuç verdiğini ortaya koymaktır.
Güncel literatürde, MCED testlerinin geleneksel tarama yöntemlerinin yerini kısa vadede tamamen almasının beklenmediği, ancak ek bir tarama seçeneği olarak klinik uygulamalara dahil olmaya başladığı görülür. Örneğin Galleri testinin ABD’de bazı hastalara reçete ile uygulanarak “gerçek dünya” verilerinin toplanması, bu alandaki ilgiyi artırır. Ancak henüz FDA (ABD Gıda ve İlaç Dairesi) onayı veya sağlık sigortası kapsamı bulunmadığından, yaygınlaşma hızı yasal ve ekonomik faktörlere bağlı olarak şekillenecektir. Testlerin global ölçekte (Türkiye dahil) kabul görmesi ve sunulması deneme ve doğrulama (validasyon) aşamalarından sonra gerçekleşecektir. Bireysel olarak MCED testlerinden yararlanmak isteyen hastalar ya da hekimler varsa, testin yurtdışında uygulandığı merkezlere başvurarak hizmet alma yoluna gidebilirler.
Beklentiler Yüksek, Bilimsel Veriler Bekleniyor
Erken kanser teşhisi, tıbbın öncelikli konularından biridir ve çoklu kanser erken teşhisi testleri bu alanda önemli bir potansiyel barındırır. Hastaların ve hekimlerin test sonuçlarını doğru yorumlayabilmesi, ardından gerekli ileri tetkiklerin zamanında ve etkin bir şekilde uygulanması, kapsamlı klinik araştırmalarla elde edilen kanıtlarla bütünleştiğinde MCED testlerinin gerçekten hayat kurtarıcı olup olmayacağı netlik kazanacaktır.
Şu an gelinen noktada, MCED yaklaşımlarının ancak uygun standardizasyon ve bilimsel kanıtlarla “altın standart” testler arasına girebileceği unutulmamalı. Hem resmi kurumların hem de sağlık profesyonellerinin, bu testlerin doğru kullanımını sağlamak için iş birliği içinde çalışması, erken teşhisin sağladığı hayati faydayı daha da görünür kılacaktır.
Referanslar
Buchanan, Adam H et al. “Multiyear Clinical Outcomes of Cancers Diagnosed Following Detection by a Blood-Based Multicancer Early Detection Test.” Cancer prevention research (Philadelphia, Pa.) vol. 17,8 (2024): 349-353. doi:10.1158/1940-6207.CAPR-24-0107
Feng, Xiaoshuang et al. “Cancer Stage Compared With Mortality as End Points in Randomized Clinical Trials of Cancer Screening: A Systematic Review and Meta-Analysis.” JAMA vol. 331,22 (2024): 1910-1917. doi:10.1001/jama.2024.5814
Cirillo, Nicola. “Deceptive Measures of “Success” in Early Cancer Detection.” Current oncology (Toronto, Ont.) vol. 31,9 5140-5150. 30 Aug. 2024, doi:10.3390/curroncol31090380
Samimi, Goli et al. “Primary care physicians and laypersons’ perceptions of multicancer detection clinical trial designs.” JNCI cancer spectrum vol. 8,5 (2024): pkae084. doi:10.1093/jncics/pkae084
Milner, Danny A Jr, and Jochen K Lennerz. “Technology and Future of Multi-Cancer Early Detection.” Life (Basel, Switzerland) vol. 14,7 833. 29 Jun. 2024, doi:10.3390/life14070833